Ramazan ile Yeni Bir Başlangıç İçin 6 Kural

Ramazan ile Yeni Bir Başlangıç İçin 6 Kural

Yaşımız büyüdükçe alışkanlık ve hayatlarımız değişmeye başlasa da, Ramazan deyince aklıma hala kalabalık aile yemekleri, en güzel yemeklerin yarıştığı mutfaklar ve özenle hazırlanmış yer sofraları geliyor. Orucu yarım tuttuğumuz, öğle yemeğinden sonra yeniden niyetlendiğimiz o harika günlerden geriye yüzümüzle birlikte kalbimizi de gülümseten anılar kaldı. Bu harika çocukluk anıları şimdilerde kendi mutfaklarımızda pişirdiğimiz yemeklere, hazırladığımız sofralara yansıyor. Bu geleneği çağa uyarladığımız yepyeni güncellemelerle çocuklarımıza aktarma fikri bana fazla heyecanlı geliyor.

Bu sene Ramazan ayına biraz buruk, fazlaca sessiz sedasız girmiş olsak da, son zamanlarda yaşadığımız can sıkıcı durumlar hayatlarımızı fazlasıyla değiştirdi. Evlerimizde kalarak zor geçirdiğimiz günler Ramazan’la birleşince, zaman hiç geçmez oldu. Özenle hazırladığımız kalabalık misafir sofraları yerlerini çekirdek aile sofralarına bıraktı. Kısacası tam olarak “nerede o eski Ramazanlar” dediğimiz bir aya girmiş olarak bulduk kendimizi. Bu ara kiminle konuşsam, evde kalmaktan şikayetçi ama bir o kadar da alışmış, çık desen çıkamayacak durumda. Salgın adına iyi haberlerin yavaş yavaş gelmeye başladığı bugünlerde kendimizi de toparlamaya başlamanın zamanı gelmedi mi? Ramazan ayını bu toparlanmaya bir bahane kabul edip, yeniden özgürlüğe kavuşacağımız günlere hazırlanmanın tam zamanı. Bu sebeple sizlere Ramazan’ı verimli geçirirken, özgür günlere hazırlık yapmamı sağlayan 6 öneriden bahsetmek istiyorum.

1) Erken Kalkın:

Gün doğumundan önce kalkmak, güne bereketli başlamak demek. Erken kalkmanın hem sağlık, hem verimlilik açısından faydalı olduğunu daha önce duymuş ve test etmiştim. Ne var ki küçük oğlumun uyku düzeni tam bir felaket olduğundan işe onun uyku düzenini oturtmakla başlamam gerekti. Düzen sonrasında birkaç hafta kadar 1 senedir uyuyamadığım deliksiz uykunun tadını çıkarmak için kendime izin verdim. Sonrasında gün doğumundan önce kalkmaya başladım. İlk günler uyku düzenim bozulduğundan kalkma konusunda zorluk yaşadığımı söyleyebilirim ama sonrasında erken kalktığım birkaç saatin bana kazandırdıklarına ve o sürede bitirip aradan çıkardığım işlerin sayısına ben bile inanamadım.

2) Hedef Koyun ve Planlama Yapın:

Hepimizin büyük büyük, ulaşması güç görünen hayalleri var. Ama bu hayallere giden yolları parçalara ayırdığımızda aslında yolun o kadar da meşakkatli olmadığını görürüz. Bu süreçte hemen hemen hepimiz gündelik koşturmaların içinde boğulduk ve hayatlarımıza yukarıdan bakamaz hale geldik. İşte ben de bu noktada durup kendimi dinlemenin tam zamanı olduğunu düşündüm. Gündelik koşturmaları büyük hedefe giden yolda aradan çıkarılması gereken maddeler olarak belirleyip, bir an önce önümü açmak adına günlük planlamamda onlara da yer verdim. Kısa sürecek her şeye öncelik verip, ajandama attığım tik hızını artırdım. Kolay işler bittiğinde zor görevlere, büyük hedefe giden basamakları tırmanmaya ne kadar çok vaktimin kaldığını gördüm. Gün sonunda ajandama attığım her tik bana kendimi daha iyi hissettiriyor.

3) Menü Yapın:

Kadınların evdeki en büyük dertlerinden biridir, akşama ne pişecek? Aylardan Ramazan olunca soru “iftarda ne pişecek” olarak değişiyor. Tabi bunun bir de sahuru var. Bu işi kolaylaştırmak adına bizim evde aylık menü planları hazırlanıyor. Bu aylık planı sağlıklı beslenmeyi sağlayacak şekilde dağıtarak haftalara bölüyorum. Haftada 2 gün sebze, 2 gün et, 2 gün bakliyat vb gibi.. Ana yemeklerin yanına çorba, pilav, makarna, salata vb yan yemekleri de ekleyerek haftalık menü oluşturuyorum. Haftalık alışverişlerimi bu listeye göre yapıyor, her gün ne pişireceğim sorusunu, alternatiflerim arasından seçim yaparak hızlıca cevaplıyor ve en önemlisi de liste konusunda hazırlarken mutabık kaldığımızdan ev halkı ile çatışma yaşamıyorum. Ramazan ayında açken verilen kararlar fazlasıyla değişkenlik göstereceğinden, menülerimi içerik olarak belirledim ama günlere dağıtmadım. Böylece her gün ev halkına evde olan malzemeleri de göz önünde bulundurarak seçenek sunup, günün menüsünü hazırlıyorum.

4) Hobi Edinin:

Karantina döneminde hobiler çok konuşuldu. Herkes halının altına süpürdüğü yeteneklerini bir bir ortaya çıkardı. Kimileri ortaya harika işler çıkarırken kimileri de benim hobim ne olabilir diye düşündü durdu. Hobiler gerçekten insanı küçük anlar için bile olsa hayatın koşturmacasından, acısından, sıkıntısından alıkoyan, kafasını dağıtan uğraşlar. Bu dönemde kendimi en şanslı hissettiğim noktalardan biri tüm yarım işlerimi ortaya çıkarmak ve her birine devam edebilecek vakti bulmak oldu. En basitinden, en profesyonellik gerektirenine, en masrafsızından, fazla masraflısına kadar o kadar çeşitli hobiler var ki, insan bir ucundan birine tutunmadan edemiyor.

5) Spor Yapın:

Profesyonel anlamda spor yapan insanların disiplin anlayışlarına ve zindeliklerine her zaman özenmişimdir. Ne var ki önümde babam gibi milli sporcu bir örnek bile olmasına rağmen hayatımın çok az bölümünde spora yer verebildim. Profesyonel bir sporcu olamayacak olsam da bu sağlıklı kalmak için hareket etmeye engel değil. Bu sebeple uzun süredir istediğim ama tembelliğimi yoğunluğumun altına gizlediğim spora karantina döneminde başlama fırsatı buldum. Özellikle bu süreçte kısıtlı imkanlara sahiptik, bu sebeple evde yapılabilecek sporları araştırıp, en basitinden başladım. Vücut ağrılarının önüne geçmek adına başlangıç için çok basit, kendimi yormayacak hareketler seçtim. Acelem yok, her gün sayıları ve hareketleri artırarak devam etmeyi planlıyorum.

6) Kendinize Özen Gösterin:

Bu süreçte evlerimizi temizledik, dolaplarımızı düzenledik, mutfak maharetlerimizi sergiledik, peki ya kendimize baktık mı? Her bahar benim için tazelenme, bakım ürünlerimi gözden geçirme, yenileme aylarıdır. Aylar sonra güneşi görüp, sıcağını hissettiğim günlerde içim kıpır kıpır, enerjim fazlaca yoğunken bunu kendim için değerlendirmek en doğrusu. Baharın gelmesiyle, yeniden aynaya baktım ve kendimi daha iyi hissetmek için ihtiyacım olanları belirledim. Evde olmak, kendine bakmamak, aynada gördüğün kişiye saygı duymamak demek değil. Aksine şu süreçte en çok kendimize iyi bakmalıyız ki etrafımız için de yeterli enerjimiz ve motivasyonumuz olsun.

Malesef salgın nedeniyle ülkemizde ve dünya genelinde 10.000'lerce insanı kaybettik. Bir çok insan bu hastalığa yakalandı ve zor günler geçirdi. Kayıplarımız ve vaka tespitleri devam ederken, artık okun yönü özgür günleri gösteriyor. Bundan sonraki süreci en az hasarla atlatabilmeyi umarken, karantinada olmakla yükümlü olduğumuz ve elimizden gelen tek şeyin kendimizi ve yakınlarımızı korumak olduğu bugünleri psikolojik olarak da en az hasarla atlatabilmenin yolları herkes için mutlaka farklıdır.

Ben bu süreçte bol bol düşünecek vakit buldum, kimi zaman kızdım, üzüldüm, ağladım, mutlu oldum, enerjik oldum, hasta hissettim, yoruldum, güldüm.. Akla gelebilecek her türlü duyguyu belki aynı hafta içinde yaşadım, yaşadık, yaşıyoruz. Fazlasıyla zor günler geçirdik, geçiriyoruz. Tüm bu kuralları Ramazan öncesinde planladım ve bazılarının provasını da yaptım. Ramazan ayını olumsuzluklarımdan arınmak, kendime yepyeni kapılar açmak ve hedeflerime ulaşmak için bir anahtar, bir başlangıç olarak görüyorum. Bu sebeple kendi hayatımda birebir uyguladığım ve sizlere de yardımcı olacağını umduğum altın kurallarımı sizlerle de paylaşıyorum.

Yepyeni başlangıçlara, güzel kapıların açılmasına vesile olmak en büyük mutluluğum olur. Sevgilerimle..